Son Dakika Yeni
  • 18:39 Biz kimin medyasıyız, dostlar! Sözcü yayınlarına bakıyorum.. Alenen, resmen savaş istiyorlar.. Ege'de savaş çıksın.. Hesapları.. O zaman Erdoğan gider....
  • 18:30 Türk sınırına dev haç yerleştirildi Yunan-Türk sınırına dev haç yerleştirildi | Azınlıkça...
  • 12:25 Yeni yasa, AB'nin Birleşik Krallığı parçalamasını engelleyecek İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Avrupa Birliği (AB) ile varılan Brexit Anlaşması'nı tek taraflı değiştirecek "İç Piyasalar Yasa Tasarısı'nın, AB'nin Birleşik Krallık'ı "parçalama gücüne" karşı sigorta olduğunu söyledi....
  • 12:16 Türkiye'nin 572 yıllık ihtiyacını karşılar Tüm tehditlere rağmen Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerini sürdüren ve bölgeye donanmasını gönderen Türkiye, dengeleri değiştirdi. Türkiye'nin bölgedeki adımları, sonuç veriyor....
  • 12:08 İsrail ile BAE ilişkilerinin dostane kalacağına dair garanti yok Amerikan Washington Post gazetesinin haberine göre, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile normalleşme anlaşmasına varan İsrail'de, ABD'nin BAE'ye F-35 savaş uçağı satma önerisi endişeye yol açtı....
  • 21:35 AB, Saf değiliz Michel, "Avrupa'nın oyun alanı değil oyuncu olması gerekiyor. Çin ile karşılıklı, sorumlu ve adil bir ilişki kurmak istiyoruz." diye konuştu....
  • 21:25 Marib'de bir bölge Husilerden kurtarıldı Yemen ordusu, ülkenin doğusundaki Marib ilinde önemli bir bölgenin İran destekli Husilerden kurtarıldığını duyurdu....
  • 08:57 Ebu Rami, Kovid-19'dan öldü Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in dayısı Muhammed Mahluf, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedavisi gördüğü başkent Şam’daki hastanelerden birinde 88 yaşında hayatını kaybetti....

KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE SAHABE (2)

KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE SAHABE (2)
Mustafa Güven

Mısırda sünnet ve sahabe konusunda, Müsteşriklerden etkilenen kişilerden birisi de önce Müslüman iken sonra Hıristiyan olan, daha sonra da tekrar Müslüman olduğunu söyleyen ve sonrasında kendini İslam Müçtehidi olarak ilan eden, Mirza Bakır isimli şahıstır.

SAHABE ALEYHİNDE KONUŞANLAR:

Ashabı kiramın aleyhinde ilk olarak tenkit hatta tekfir edip konuşanlar: Havaric, Şia, Mutezile ve
Nasibe gibi ilk dönem fırkaların içinden çıkmış bazı insanlardır. Miladi sekizinci asır ile dokuzuncu asrın ilk yarısında yoğun bir tartışma konusu olan bu hususa, o günün muhaddisleri başta olmak üzere selefi salihin uleması tarafından yapılan reddiye ve kaleme alınan birçok eser sayesinde bu görüş sahibi insanların, fırkalar ve görüşleri terkedilmiş veya fırka olarak ortadan kaldırılmışlardır. Tarihin karanlık ve derinliklerinde kalan söz konusu sahabe tenkitçilerinden uzun bir zaman sonra
miladi 17. Asrın başlarında İslam dünyasının birçok yönden gerilemeye başladığı, özelikle fikri
donukluğun yaşandığı bu dönemde kendisi de bir İngiliz ajanı, casusu olan Hampher “Bir İngiliz
casusunun hatıraları, İslam’ı nasıl yok edelim?” adlı kitabında şöyle demektedir: 1710 yıllarda
batılılardan sadece İngilizlerin İslam dünyasında çeşitli maksatlarla istihdam ettikleri casus sayısının binlerle ifade etmektedir. Bu casuslara verilen görevler, Müslüman milletleri birbirlerine kışkırtmak, Müslümanları inançlarından uzaklaştırmak, İslami değerleri zaafa uğratmak, ihtilafları çoğaltmak tir. Bunların yanında birde sahabe arasında cereyan eden bir takım tartışmaları ve bilinen ihtilafları körükleyip gündeme getirmek ve sahabeye beslenen sevgi ve güveni sarsmaktır.

1636’da Oxford üniversitesinde kurulan Arap ve Ortadoğu araştırmaları merkezinde yetişip faaliyet gösteren müsteşrikler (Oryantalist) şark dillerini öğrenip gittikleri ülkelerde kendi ülkelerinin buraları rahat sömürebilmesi için perde arkasından gerekli zemini oluşturmakla birlikte, naslar (Kur’an, Sünnet) üzerinde de şüphe ve kuşku uyandırma çalışmalarında bulunmuşlardır. Müsteşrikler ilk çalışmalarını Kur’an üzerinde yoğunlaştırmışlar, Kur’an etrafında kuşku ve şüphe uyandırmak için hayli gayret göstermelerine rağmen bunda başarılı olamayınca vazgeçip, İslam’ın ikinci kaynağı olan Sünnete (hadislere) ve sahabeye yönelmişlerdir. Bu konularla ilgilenen ilk Müsteşrik aslen Avusturyalı olan daha sonra İngiliz vatandaşlığına geçen tip doktoru olan Dr. Aloys Sprenger’dir. Sprenger 1842 yılında Hindistana gönderilir ve bir müddet sonra Dehli şehrinde kurulan Aligarh Müslüman Üniversitesi’nin başına getirilir. Sprenger daha sonra kaleme aldığı “Muhammedin hayatı ve öğretileri” adlı kitabında sünnet ve Sahabe konusunda gerçek dışı bilgiler vermek suretiyle bir şüphe kapısı açmış, yürüttüğü faaliyetleri sayesinde sünneti kökten reddeden ve sahabeyi güvenilir bulmayan “Ehli Kur’an” isimli bir hareketin başlamasına zemin hazırlamıştır. İsmi kulağa hoş gelen, ama İslam aleminin içine sünnet ve sahabeye karşı büyük şüphe tohumları atan, içeriğinde ve öğretilerinde İslam dışı bilgiler barındıran bu hareketin kurucusu ve başlatanı Seyit Ahmet Han’dır. Dikkat çeken diğer bir önemli husus da Seyit Ahmet Han’ın Hindistan’ı yöneten ve Sprenger’e finansman sağlayan İngiliz doğu şirketinde çalışmasıdır. Müsteşrik Sprenger’den sonra, İslam dünyasında R. Dozy (ö 1883), W. Muir (ö 1905), I. Goldziher (ö 1921), L. Caetani (ö 1935), F. Buhl (ö 1932) ve P.H Lammens (ö 1937) gibi müsteşrikler de Sünnete ve Sahabeye saldırı ve eleştiri hareketini sürdürmüşlerdir. Yine Sünnete saldırı ve Sahabeyi yok sayma tartışmalarının hararetli bir şekilde en çok gündem edildiği ve yaşandığı merkezlerden birisi de Mısır’dır. Mısırın İngilizlerin eline geçmesinden sonra, İslam aleminin kültür merkezlerinden biri olması sebebiyle bu ülkede yoğun bir faaliyet başlatan müsteşriklerin en çok üzerinde durdukları konulardan biri kendilerini temsil edecek ve düşüncelerini yayacak talebe yetiştirme hususu olmuştur. Kendileri ön plana çıkmayıp Müslümanların arasında yetiştirdikleri talebeleri vasıtasıyla kendi fikir ve düşüncelerini yaymışlardır.

Mısırda sünnet ve sahabe konusunda, Müsteşriklerden etkilenen kişilerden birisi de önce Müslüman
iken sonra Hıristiyan olan, daha sonra da tekrar Müslüman olduğunu söyleyen ve sonrasında kendini İslam Müçtehidi olarak ilan eden, Mirza Bakır isimli şahıstır. Mirza Bakır “Sünnetsiz İslam” fikrini savunan sünnetle birlikte sahabenin de değerini yok sayan bir kişidir. Mirza Bakır’ın fikirlerinden
etkilenenlerden diğer bir kişi de yine bir tıp doktoru olan Muhammed Tevfik Sıdkıdır. Bu şahıs fikirlerini ilk önce “El İslam Huvel Kur’an Vahde (İslam Kur’an dan ibarettir)” İsmiyle kaleme aldığı bir makalede dile getirmiştir.
Mısırda müsteşriklerin tartışma zeminini hazırlamasıyla Mirza Bakır, M. Tevfik Sıdki ve sonrasında Ahmet Emin (ö 1954), M. Ebu Reyye (ö 1970) ve Taha Hüseyin (ö 1973) gibi kişiler bu konuda ön plana çıkan isimlerdendir.

Selefi Salihin ve Ehli sünnet çizgisinden ayrılan fırkalar yoluyla geçmişten günümüze intikal eden sahabeyi tenkit ve adaletlerini sorgulama işi bugün de bazı çevre ve kişiler tarafından çeşitli nedenlerle gündeme getirilip tutulmaya çalışılıyor. Müslümanların zihin dünyasını bulandıran, Sahabenin güven ve adaletini tenkit edip sorgulayan hatta alaycı bir üslupla küçümseyen ve tekfire kadar giden bu anlayış sahibi kişilerin tarihteki ve günümüzdeki mensuplarına baktığımızda birbirlerine benzer ortak birçok özelliklerinin olduğunu da
fark edersiniz. Yalnız, başlarına buyruk davranır, genelde ilmi geleneğe göre bir eğitim almamış, akıllarına ve zanlarına çok güvenip nasın önüne alırlar. Müşavereden kaçınır, kendilerini müçtehit görür, batılılardan ve batıdan tercüme edilmiş eserlerden ve müsteşriklerden ciddi anlamda etkilenmişlerdir. Bazıları batılı efendilerinden çeşitli isimler altında nemalanırlar. Sahabeyi, tabiini ve selef imamların en pervasız  şekilde eleştirirler, ama müsteşrik akıl babalarına veya kendilerine ise sıra gelince gözlerini karartıp toz kondurmazlar. Evet, değerli okuyucu kardeşim buraya kadar konumuzla alakalı önemli başlıklar altında özet bazı bilgileri sizlerle paylaşmaya çalıştım.  

Şu konularda “ Hadislerin muhafazası ve yazılışı, Sünnetin dindeki yeri  ve Teşri boyutu ile Sahabenin Adaleti, Fazileti ve onları tenkit edenler ve tenkit nedenleri gibi konular hakkında daha fazla ve geniş bilgi sahibi olmak isteyen kardeşlerime tavsiyem, (yazımızda kendilerinden istifade ettiğim)  konuyla alakalı şu önemli eserlere başvurmanızı tavsiye ederim.”
“Sünnetin Tesbiti, Prf Dr. Muhhamed  Accac el Hatib, Yeni Akademi yay.” “Bilgi ve Medeniyet Kaynağı, Prof Dr. Yusuf el Karadavi Nida Yay.” “ İftiranın Hedefindeki Sünnet, Salim Ali el Behnesavi, Çıra Yay.” “Ehli Hadis ve Ehli Rey İhtilafları, Dr. Ataullah Şahyar, Akdem Yay.” “Sahabeye Yöneltilen Tenkitler, Dr. Mehmet Efendioğlu, Marmara ilahiyat Yay (İFAM).”
 “Öne geçen Muhacirler ve Ensar ile (sonradan) onlara güzellikle uyanlar var ya; işte Allah cc onlardan hoşnut (razı) olmuştur, onlarda On’ dan hoşnut (razı) olmuşlardır ve (Allah) onlara , içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Büyük kurtuluş ve mutluluk budur.”(Tövbe,100)
 Rabbim, bizleri Hz. Peygamberin, Sahabesinin ve onlara güzelce uymuş olan Selefimizin yolu ve izi üzere daim kılsın.

Yorumlar


KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE SAHABE (2)

  -    14 September 2020

KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE SAHABE (1)

  -    28 August 2020

ARKADAŞ VE ÇEVRENİN ÖNEMİ!

  -    14 July 2020

BÜYÜK İSLAM AİLESİ

  -    15 June 2020

SENİN KILAVUZUN KİM?

  -    28 May 2020
Yazarın Diğer Makaleleri