ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
33,0413
EURO
35,9402
ALTIN
2.546,09
BIST
11.156,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
35°C
İstanbul
35°C
Açık
Pazartesi Az Bulutlu
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Yağmurlu
29°C

İSLAMA AYKIRI, BİDAT DÜŞÜNCE AKIMLARI (1)

10.02.2020 00:00
A+
A-

Bismillarrahmanirrahim

Değerli okuyucular, önceki hafta yazımızda kadim gelenek ve modertnist akımlar hakkında bir mukaddime yazmıştık. Bundan sonraki yazılarımızda ise modernist akımların zuhuru, islam dünyasındaki yansımaları, ortaya çıkış sebepleri ve bu akımların paradokslarını yazacağız. 

İslam dünyasında dini metinlerin yorumlanması, anlaşılması, bunların sonucu olarak ortaya çıkan farklı akidevi ve ameli hizipler, İslam’ın ilk dönemlerine ait bir mesele olduğunu tarihi kaynaklarda çok net görebiliyoruz. İslam’ın ilk yıllarında farklı saiklerle değişik yorumlama biçimlerinin ortaya çıkması ile günümüzde ortaya çıkan modernist akımların niyet, amaç, söylem ve argümanları arasında çok ciddi farklılıklar vardır.

İslam’ın ilk yıllarında, yani Hz.Muhammed (sav) efendimizin irtihalinden hemen sonra ameli konuda tartışmalar başlamış, akidevi farklılaşmalar ise Hz.Osman(ra)’ın şehadetinden sonra zuhur etmiştir. Haricilik, Şiilik, Sünnilik ve Mutezile akımları yakın tarihin akidevi tartışmaları sonucu ortaya çıkmış, itikadı fırkalarındandır. Ne ameli nede itikadi hizipleşmeler ilk çıktığı gün gibi kalmamış tarihi süreç içerisinde tam anlamıyla şekil almış birer mezhep olarak varlıklarını idame ettirmişlerdir. Şiiliğin, Hariciliğin,  Mutezile ve Sünniliğin ilk ortaya çıkışlarındaki halleri, günümüzde ki kadar tam disipline olmuş kamil bir hal almamışlardır. Hatta bu mezheplerden bazıları ilk çıkışlarındaki iddiaları ile günümüzdeki iddiaları aynı düzlem üzerinde olmamış ve sonradan çok değişikliklere maruz kalmışlardır. İlk çıkış noktalarından uzaklaşmış, hatta bu akımlar kendi içlerinde bile farklı yorumlama biçimi ile neticelenecek süreçler geçirmişlerdir.

Bu akımları anlatırken, bir makalede anlatılabileceği kadarını anlatacağız. Bugünkü yazımızda ise bu akımlardan bir tane olan  tarihselciliği ele alacağız.

Tarihselcilik akımı :
Bir zorunluluk sonucu ortaya çıkmıştır denemiyeceği gibi, tarihselciliğin idda ve tezleri insanların hayatında bir boşluğu doldurmuştur düşüncesi ise gerçeklikten uzak bir söylemdir. Tarihselcilik kendine özgü bir yapısı, ilkesi ve esası olmayan tamamen hrıstiyan dünyasındaki iç tartışmalar sonucu Dilthey, Martin Heidegger ve Gadamer gibi düşünürlerle farklı perspektifleri içine alan modern çağın düşünce biçimi olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu akımın İslam’ın temel öğretsine aykırı yönleri yazı içerisinde ele alınacaktır. 

Seküler tarihselci söylem, sonraki süreçte müsteşrikler tarafından Kuran’ı Kerim’e uygulandığını görmekteyiz. Müsteşriklerin, tarihsel açıdan Kuran’a yaklaşımlarını Rudi Paret’in ‘‘Kuran Üzerine Makaleler’inde” ve Montgomery Watt’ın ‘’Hz.Muhammet’in Mekke’si” adlı eserlerinde dile getirildiğinin altını çizmek gerekir. 
Rudi Paret, malum eserinde şunları söyler: “Kuran’ı anlamaya giden en kestirme yol tarihsel bakış açısından geçmektedir. Bu yolu izlerken, Kuran’i tebliğleri genel geçer, mutlak ifadeler olarak kabul etmemek gerekir diye söyler. Devamla şöyle der, Kur’anî ifadeler yedinci asrın şartlarına karşı Peygamberin takındığı somut tarihsel duruşun tezahürleridir.”
[Paret, a.g.e. s.100.[/ref]
Batı oryantalislerin ortaya atığı bu fikir, İslam dünyasında yeni bir akım diyebileceğimiz, tarihselcilik ismiyle karşımıza çıkmıştır. 

Bu ekolün İslam dünyasındaki öncüleri:
Micheil Heobnik’e göre, Kur’an’a tarihselci yönelişin Taha Hüseyin ve Muhammed Halefullah tarafından ilk ciddi adımların atıldığı ve daha sonra ise Fazlur Rahman, Hasan Hanefi, Muhammed Arkoun ve Nasr Hamid Ebu Zeyd tarafından bu çizgi günümüze kadar süre gelmiştir. 

Tarihselciliği bu şekilde tanıttıktan sonra, bu akımın dini metinlere bakış ve yorumlama metodolojisi üzerine de birkaç söz söylemek gerekir diye düşünüyorum. Bu akım Kur’an’ı ve hadisleri nasıl anlar ve yorumlar? diye baktığımızda karşımıza çıkan manzara şudur. Tarihselcilik taraftarları, hadisleri diğer modernist akımlar gibi tamamen red etmezler. Tarihselciliği savunan kişiler, İslam’ın ana kaynağı olarak Kur’an ve sünneti kabul etmekle beraber, pratik hayatta akıl ve işlevi bir nevi putlaştırılmıştır. 

Tarihselcilere göre, 
Kur’an tarihsel bir metindir, hadisler bu metnin devamı niteliğindedir. O günün koşulları günümüz açısından geçerliliğini yitirmiştir. Lakin devran ve algılar değişti, bilim ilerledi, zamanımız insanlarının algı ve bilgisi arttı. Dünyada felsefe farklı bir şekil aldı, ideolojiler ortaya çıktı ve modern bir dünyanın varlığı söz konusu artık. Bizler 1400 küsür yıl öncesi insanın anladığı şekilde dini metinleri anlayamayız. Dini metinleri, günümüz modern insanın  anlayacağı bir şekilde anlamak zorundayız denerek, Yaratıcının ebedi ve ezeli ilmi haşa sorgulanmıştır.

Tarihselcilik okumaları ve modern insan düşüncesi nasıl olmalıdır, ”İslam bu tarz konular hakkında ne diyor ve İslam’ın ahkam ve emirlerini günümüz insanına nasıl anlatmalıyız?” Bu ve buna benzer sorular asıl problemin kaynağını anlamamıza hiç şüphesiz yardımcı olacağı kanaatindeyiz. Modern düşünce akımını İslam’ın ön gördüğü prametre ile nasıl buluşturacağız? gibi sorulara cevap ve önerilerimizi bir yazı dizisi şeklinde, önümüzdeki günlerde istifadenize sunacağız. Şimdilik yazımızı burada noktalıyoruz. Bu konunun devamı niteliğinde olan diğer yazılarımızda, tarihselci yaklaşımın argüman ve çıkmazlarını yazıp tartışacağız İnşaallah.

ETİKETLER: , ,
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.