Son Dakika Yeni
  • 14:17:53 Eski HDP Milletvekili Altan Tan, Yeni Partiye ihtiyaç var Türk milletinin "HDP kapatılsın" talebi gündemdeki yerini korurken HDP’nin eski milletvekili Altan Tan’dan “alternatif parti çıkışı” geldi. Tan, “yeni partiye ihtiyaç var” dedi....
  • 12:56:47 Biden’ın tutumu, İran’ın dengesini bozuyor İran’da Haziran ayında cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacak olması, Biden’ın acele etmemesinin temel sebeplerinden biri. Biden Obama ile anlaşma imzalayıp karşısında Trump’ı bulan İran’ın durumuna düşmek istemez. | Dr. Serhan Afacan | AA ...
  • 11:41:01 MİT'in 2020 faaliyet raporu MİT Başkanı Hakan Fidan, raporda önemli değerlendirmeler yaptı. Teşkilatın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde her geçen gün daha güçlü, etkin ve saygın bir yapıya dönüştüğünü vurgulayan Fidan, MİT'in internet sitesinde yayınlanan raporda geçtiğimiz yılın analizini yaparak faaliyetleri anlattı....
  • 22:04:33 Tramp'tan geri dönüş sinyali Eski ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçi Parti içinde etkin rol alacağını kaydederken, 2024'te yapılacak başkanlık seçimlerinde aday olabileceği sinyalini verdi. Kaynak: Donald Trump'tan geri dönüş sinyali ...
  • 21:30:58 BM'den, Beşşar Esed'ı zora sokacak rapor Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu, Suriye'deki insan hakları durumuna ilişkin hazırladığı raporda Esed rejiminin savaş suçu işlediği raporda ayrıntılarıyla yazıldı. ...
  • 19:48:49 FETÖ Çözülmeye Başladı Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) jandarmadaki mensuplarının bilgilerinin depolandığı programın şifresi çözüldü. FETÖ'nün kendi üyelerini de takip ettirdiği ortaya çıktı. FETÖ'nün itirafçı olan sözde sorumluları programın nasıl çalıştığını anlattı. Siviller için 'personel', askerler için 'katalog'......
  • 09:01:01 ABD istihbaratı, Kaşıkçı raporundaki 3 ismi kaldırdı ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğünün (DNI) cuma günü kamuoyuna açıkladığı Cemal Kaşıkçı raporunda yer alan 3 ismin, raporun aynı internet sitesinde güncellenen ikinci versiyonunda silindiği ortaya çıktı....
  • 16:56:01 Mısır'la, Yunanistan'ın arası açıldı Mısır Cumhuriyeti, Türkiye'nin Birleşmiş Milletlere bildirdiği kıta sağanlığına göre pozisyon alması, Yunanları endişelendirdi. ...

Danimarka'nın mülteci DÜŞMANLIĞI

Danimarka'nın mülteci DÜŞMANLIĞI

Ana sayfa Analiz Danimarka’nın Şam’ı güvenli olarak görmesinin altında yatan gerçek: “Mülteci Düşmanlığı” ANALİZ Danimarka’nın Şam’ı güvenli olarak görmesinin altında yatan gerçek: “Mülteci Düşmanlığı”

Suriye İç Savaşı’nın uluslararası kamuoyuna mal olmuş en önemli tartışma konularından olan mülteciler meselesi bu sefer Danimarka hükümetinin tepki çeken yaklaşımı ile gündeme geldi. Danimarka hükümeti Suriye’nin başkenti Şam’dan gelen 900 kadar Suriyeli mültecinin “Geçiçi Koruma Statüsü” kapsamındaki oturma izinlerini, gözden geçirdiğini duyururken bu gözden geçirmenin sebebi ise Şam’daki hayat koşullarının eskisi kadar kötü olmaması olarak gösterildi.[1] Hükümetin bu hamlesi Danimarka Mülteci Kurulu’nun Şam’dan gelen mültecilerin artık korunma ihtiyacına sahip olmadıkları kararına müteakip gelişti.

2019 Aralık ayında bu hamlelerin ilk sinyallerini veren Danimarka, Şam’dan mülteci olarak Danimarka’ya sığınmak isteyenlerin taleplerini Şam’ın artık “güvenli” olarak değerlendirilmesini sebep gösterilerek reddetmişti.[2] Mevcut Danimarka hükümetinin mülteci ve İslam karşıtı sert tutumu göz önüne alındığında böyle bir hamlenin kendi seçmen kitlesine “Danimarka’daki Müslüman mülteci yoğunluğunun azaltılması”  şeklinde pazarlanacağı öngörülebilir. Şimdiye kadar 35 bin Suriyeli mültecinin sığındığı Danimarka’nın mültecilere karşı izlediği bu yeni ve sert politika, Suriye rejimine hak etmediği bir meşruiyetin kazandırılması yolunda bir hamle işlevi görebilir. Ayrıca olası yeni insani trajedilere de yol açabilir.

The Center for Civil Society and Democracy tarafından sene başında yayınlanan “Arrest in Damascus” başlıklı raporda [3] Esed rejiminin son dönemde artış gösteren Şam merkezli hukuksuz gözaltılar ele alındı. Rapora göre Şam’da çok sayıda sabit kontrol noktasına ek olarak, ani gözaltılar için kurulan geçici kontrol noktası uygulamaları bir süreklilik arzederken gün aşırı zorunlu askerlik sebepli gözaltılar gerçekleşmektedir. Kara ve Hava istihbarat unsurlarının rol aldığı bu gözaltılarda, bir diğer ana başlık ise rejimle uzlaşılara taraf olan Deralı ve Gutalı eski muhalif unsurlar. Bu unsurlar içerisinde uzlaşı anlaşmasından sonra rejim ordusunda askerlik hizmeti verip daha sonrasında da uzlaşı anlaşması hiç olmamış gibi terör suçlamalarıyla suçlanan kişiler olması rejimin gözaltılarındaki hukuksuzluğun boyutuna örnek teşkil etmektedir.

Raporun Danimarka’da bulunan Şamlı mültecileri doğrudan ilgilendirecek tespiti ise hiçbir sebep gösterilmeden gerçekleşen gözaltılar. Rapora göre pek çok sivil gözlem noktalarına ek olarak kamuya açık yerlerde ve kendi evlerine baskınlar yapılarak gözaltına alınırken kişilerin avukatlarına hangi sebepten gözaltına alındıkları ve nereye götürüldüklerine dair bir bilgi verilmiyor. Buna ek olarak gözlatına alınan pek çok kişinin bir güvenlik noktasından bir diğerine transferi sonrasında kaybolması ve akıbetlerine dair kısa vadede haber alınamaması gibi iddialar da raporda mevcut.

İnsan hakları gözlem kuruluşu SNHR’ye göre Esed rejimi tarafından halihazırda gözaltına alınarak rejim kontrolü altında bulunan sivillerin sayısı 130 bin civarında.[4]

Rejimin yargı kararı dahi olmadan gerçekleştirdiği ve devamında mağdurların aileleri ve avukatlarıyla temas imkanı bulamadığı bu sürekli ve geniş gözaltı dalgalarının, sistematik işkence ve “kaybolma” adı altında infazlara yol açması ihtimali, Esed rejiminin işkence ve gözaltında infazlara dair mazisi göz önüne alındığında, mümkündür.

Şam’da yaşanan tüm bu hukuksuzluklar devam ederken Danimarka’nın seçtiği yol şayet pratiğe dökülerek Avrupa’daki islam karşıtı kimi idarelere örnek olursa, “Başkent Şam güvenli olduğu için ülkesine gönderilen X’in cansız bedeni rejim yetkililerince ailesine ulaştırıldı” gibi satırlar Suriye’deki insan hakları ihlalleri haberlerine konu olabilir. Bu ve benzeri kararların genel bir uygulamaya dönmemeleri adına Sezar Yasası yaptırımları ve rejimin sorgulandığı insan hakları ihlali dosyaları önem taşımaktadır.

Ömer Behram Özdemir

[1]https://english.alaraby.co.uk/english/news/2020/6/30/denmarks-dangerous-plan-to-deport-syrians-to-assad-controlled-damascus , Erişim Tarihi: 8 Temmuz 2020.

[2]https://english.alaraby.co.uk/english/news/2019/12/17/denmark-denies-refugees-asylum-because-it-considers-syria-safe , Erişim Tarihi: 8  Temmuz 2020.

[3] https://www.ccsd.ngo/arrests-in-damascus/ , Erişim Tarihi 8 Temmuz 2020.

[4] http://sn4hr.org/sites/news/2020/06/17/syrian-regime-arrested-civilian-damascus-city-june-16/ , Erişim Tarihi: 4 Temmuz 2020.

Yorumlar