enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
9,2620
EURO
10,7921
ALTIN
526,44
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sağanak Yağışlı
19°C
İstanbul
19°C
Sağanak Yağışlı
Pazar Sağanak Yağışlı
17°C
Pazartesi Sağanak Yağışlı
17°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C

Mustafa Güven

İslami Davet ve İrşat çalışmaları alanında hizmet yapmaktadır. Evli ve dört çocuk babasıdır.

    KUR’AN VE SÜNNETE GÖRE SAHABE (1)

    28.08.2020 00:00
    A+
    A-

    Kur’an son inen ilahi kitap, Hz. Muhammed (as) son gönderilen elçi, Sahabeyi kiram da son indirilen
    kitabın ve onun Mübeyyini olan son elçinin ilk öğrencileri ve ilk tâbileridir. Bunu bu şekilde takdir
    eden Allah’a hamdolsun, onun şanı çok yücedir.
    Allah (cc) Hz. Muhammed (as) indirdiği vahyi insanlara tebliğ etmek, kapalı, anlaşılması zor yerleri
    açıklamak ve ayetlerin hayata nasıl tatbik edileceğini göstermek için kendisine elçi olarak seçti ve
    alemlere rahmet, beşeriyetin ise en üstünü kıldı.

    Sahabe: yaklaşık çeyrek asır devam eden vahyin iniş süresi boyunca öğretmenleri Hz. Muhammed,
    dersleri Kur’an ve Sünnet olan bir mektepte eğitim görmüş ve bunların ışığında şekillenmiş, terbiye
    olunmuş bir nesildir.
    Sahabe: Kur’an’ın indirilişinin canlı şahidi, muhatabı ve sebebi nüzulüdür. Ayrıca onlar Hz.
    Muhammed (as) ile daha sonra gelecek ümmet arasında Kur’an’ı nakleden bir köprü olmuş ve yine
    Allah’ın Kitabını koruma ve yayma görevini hakkıyla yerine getirmişlerdir.
    Sahabe: Allah Resulünden aldıkları vahyi, sünneti ve Peygamberlerinden gördükleri ahlak ve terbiyeyi
    sonraki nesillere aktaran zincirin ilk halkasıdırlar. Onlar olmadan rabbinden kendisine inen vahyi
    açıklayan ve hayatımızda nasıl yaşayacağımızı bizlere gösteren sünnetin bizler tarafından bilinip
    tanınması mümkün olamayacaktı.
    Ashabın güvenine ve adaletine düşürülecek en ufak bir şüphe veya onların devre dışı bırakılması
    durumu, Kur’an ve Sünnetin de kuşku ile karşılanması sonucunu doğuracaktır.

    Bunun önemine binaen, ilk dönemlerden beri Ehlisünnet dediğimiz camia, sahabenin adil ve
    saygınlığına şüphe ve gölge düşürecek her türlü durumdan ciddiyetle uzak durup sakınmışlardır.
    Değerli okuyucu kardeşim bu önemli hatırlatmalardan sonra yazımızın konusu olan Ashabın adalet,
    sadakat ve faziletini ifade eden bazı ayet ve hadislere geçebiliriz.

    KUR’AN’DA SAHABENİN SADAKAT VE FAZİLETİ:
    Allahu Teâlâ Bakara suresi 143. ayeti kerimesinde mealen şöyle buyurmaktadır: “Böylece sizi
    insanlara şahit ve örnek olmanız için tam ortada bir ümmet kıldık. Peygamber de size şahit ve
    örnektir.” Usul alimlerimizin tespitlerine göre bu ayeti kerimede ashabın faziletine ve bazı
    özelliklerine vurgu vardır (Hatip el bağdadi el Kifaye, Şevkani İrşadül fuhul).

    Şatıbi, el Muvafakat adlı eserinde bu ayetin sahabenin fazileti konusuna ışık tutuğuna değinirken
    özetle şunları söylemektedir: “Bu ayet ümmetin tamamı hakkındadır, dolayısıyla sahabeden sonra
    gelen insanları bir tarafa bırakıp bunu sahabe ile sınırlandırmak doğru değildir, şeklinde bir kanaate
    varmamak lazım diyenler için, böyle bir sonuç doğru ve isabetli olamaz. Zira, 1- Kendileri hakkında
    inmiş olması sebebiyle ayetin muhatabı özellikle ashaptır. Onlardan sonra gelenler ayetin
    muhtevasına ancak kıyas yoluyla veya başka bir delile binaen girerler. 2- Ayetin, bütün ümmeti
    kapsadığı söylense bile hitap sahabeyedir ve ayeti kerimeyi Hz. Peygamberden ilk defa onlar
    almışlardır. 3- Ashap, bu ayetin şümulüne girme konusunda başkalarından daha hak sahibidirler.
    Çünkü, bur da zikredilen özelikler kâmil manada ancak onlarda mevcuttur. Ayetteki muhteva ile
    onların hallerinin örtüşmesi, methedilmeye başkalarından daha çok hak sahibi olduklarına, dolayısıyla
    ayetin muhtevasında özel yerleri bulunduğuna delil teşkil etmektedir.

    Yine ilgili ayeti kerimenin tefsirinde Taberi, Hz. Ömer (ra) dan şöyle bir rivayet aktarmaktadır. “Hilafeti
    döneminde Hz. Ömer (ra) şöyle söylemiştir: Cenabı hak dileseydi ayette geçen ‘kün tüm = siz idiniz’
    lafzı yerine, ‘en tüm = sizsiniz’ sözcüğünü kullanabilir ve ümmet olarak herkesi bu ayetin muhtevasına
    girerdi. Ancak ‘kün tüm = siz idiniz’ demekle ayetin sadece Muhammed’in (sa) ashabına mahsus
    olduğunu göstermiştir.
    İbn-i Kesir’in rivayetinde ise Hz. Ömer Hac esnasında çevresindekilere bu ayeti okuduktan sonra: “Ey
    insanlar, size okuduğum şu ayetin vasfettiği ümmetten olmak kimin hoşuna giderse, Allah’ın öyle bir
    ümmet için ortaya koyduğu şartları yerine getirsin demiş ve gerek iyiliği emir, kötülüğü nehiy
    konusunda ve gerekse başka hususlarda ashabı örnek almalarını ve onlara benzemelerini tavsiye
    etmiştir.

    Ashabın tümünü konu edinip onların fazilet, sadakat, adalet ve fedakârlıklarını konu edinen
    ayetlerden diğer bazıları da şunlardır. Yazının çok daha fazla uzamaması için sadece ayet isim ve
    numaralarını vererek bu başlık altındaki konuyu bitireceğiz. Enfal 64 / Tövbe 86,87,88,89,100,117 /
    Neml 59 / Fetih 29 / Hucurat 7 / Hadid 10.
    Ayrıca Kur’an’da ashaptan topluca bahseden ayetlere baktığımızda şu isimlerle de karşılaşırız.
    Sabikun Tövbe 100, Muhacirler Ali İmran 195, Ensar Enfal 74, Ehli Bedir Ali İmran 13, Ehli Uhud Ali
    İmran 121, 122, Ehli Beyatür Ridvan Fetih 4,5, Ümmehatul Müminin Ahzap 6, Ehli Beyt Ahzap 33, ve
    Sahabi guruplar olarak Ali İmran 113,115 – En am 51,53, 54 – Mücadele 22.

    SÜNNET’TE SAHABENİN SADAKAT VE FAZİLETİ:
    Allah’ın elçisi Hz. Muhammet (as) sahih bir hadiste şöyle buyurmuşlardır: “ Ümmetimin en hayırlıları
    zamanımda yaşayanlardır. Onlardan sonra en hayırlıları bunların arkasından gelenler, daha sonraki en
    hayırlıları ise bu ikincileri takip edenlerdir (…) (Buhari, Müslim, Ahmet b Hambel, Ebu Davut, Tirmizi)
    Hadiste “Hz. Peygamber’in zamanında yaşayanlar” olarak tercüme edilmiş olan “karni” kelimesinden
    maksat sahabedir. (İbnül Esir, Camiul usul)
    Muhaddisler ve Şarihler bu konuda ittifak etmişlerdir. (İmam Nevevi, Şerhul Müslim)
    Buna göre ashap Muhammed (as) ümmetinin en değerli, faziletli tabakasıdırlar (İbn Hacer, Fethul
    Bari).

    Sevgili peygamberimizin ashabın fazileti ve sadakati ile ilgili çokça hadisi şerifleri bulunmaktadır. Biz
    yazının uzamaması için yukarıdaki hadisi aktarmakla iktifa edeceğiz. Konuyla alakalı daha fazla hadise
    bakmak istetenler Kütüb-i Sitte adlı hadis külliyatına müracaat edebilirler.
    Not: Bir sonraki yazımızda “Sahabe Aleyhinde Konuşanlar” başlığı altında tarih de sahabe aleyhinde ilk konuşanlar ile  yakın tarihimizde ki  takipçilerinin kimler olduğu  ve bunların kimler  tarafından hangi amaçlarla organize edildiği  konusunu inşallah yazacağız.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.