enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
8,1550
EURO
9,7089
ALTIN
457,33
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Parçalı Bulutlu
15°C
Çarşamba Gök Gürültülü
18°C
Perşembe Gök Gürültülü
14°C

Mehmet Emin Can

İslami alanda yayınlanmış 3 kitabı bulunmaktadır. Medrese eğitimi alan Mehmet Emin Can, İslam kaynakları üzerinde yaptığı araştırma ve sohbetleri ile bilinmektedir. Şuan fahri imamlık görevini ifa etmektedir.

KRİPTO (DİJİTAL) PARA CAİZ Mİ?

29.03.2021 17:44
A+
A-

İnsanoğlu yaşam koşullarını kolaylaştırmak için, her zaman yeni icatlar ve yeni şeyler geliştirmiştir. İnsan oğlunun yaşamı da canlıdır, tekamül halindedir. Yaşam sürekli değişmekte gelişmekte çeşitlenmektedir. Önceden bilmediğimiz, görmediğimiz, kullanması hakkında bir fikre sahip olmadığımız araç ve gereçler hayatımıza girmektedir. Hayatımıza giren direkt hayatımızı etkileyen bu yeni şeyler her zaman da insanın faydasına olmamıştır. Bu tür yeni şeylerin faydası yanında zararları da olmuştur. “Albert Bayat’ın” bilimin ahlakı adlı kitabında bazen bilimsel gelişmelerin insanlara ve insanlığa ne kadar zarar verdiğini açık bir şekilde anlatır. Günümüzde dahi bilimsel gelişmelerin ekolojik dengeyi, sosyal hayatı, yaşamı ve geleceği ne kadar tehdit ettiğine dair araştırmalar yapılmakta kitap ve makaleler yayınlanmaktadır.

Bu gelişmeler insanlık tarihinde yeni çağlar ve devirler açmış, bazı çağları ve devirleri kapatmıştır. Kaba taş (Paleolitik-Eski taş), Yontma Taş (Meolitik-Eski taş), Cilalı Taş (Neolitik-Yeni taş), Çağları olduğu gibi birde Tunç, Taş devri vb. devirler tarih seyri içinde oluşmuş derken günümüzde ise dijital çağa adım attık. Her devir ve çağın kendine özgü yenilikleri vardı ve hayatımıza yenilikler kattığı gibi bazı alışkanlıklarımızı da değiştirdi. Bu yeni devirde dijital devri olarak adlandırılmaktadır. Dijitalleşen dünyada da hayatımıza yeni şeyler girmeğe başladı. Tam da burada neyin yararımıza olduğunu yada zararımıza olduğunu tespit etmemiz gerekir. Bu yeni çağın getirdikleri yeniliklerin tahlilini yapmadan insanlığa getiri ve götürüsü hesaplanmadan çağın her şeyini kabul edersek aslında sonrada tamiri zor hatta imkansız problemlerle karşılaşa biliriz.

İşte bu dijitalleşen yeni dünyada mübadele aracı olan para da değişmeğe başladı. Kripto para (dijital para) ortaya çıktı. Bu paranın ortaya çıkması kullanılması Müslümanların da dikkatini çekmiştir. Dolayısıyla İslam dünyası, yeni kripto paranın kullanılması noktasında dinen doğru olup olmadığı konusu müslümanları araştırmaya sevk etmiştir.

Görünen o ki, çok kısa bir zaman zarfında dijital paralar hayatımıza girecek alışık olduğumuz demir ve kağıt banknotlara veda edeceğiz. Devletlerde bu yeni sisteme adapta olmak için ciddi hazırlıklar yapmaktadırlar.

Kuşkusuz para, bir mübadele aracı olarak yaşam için olmazsa olmaz ihtiyaçlardandır. İnsanlık, tarih boyu çeşitli şeyleri mübadele aracı olarak kullana gelmiştir. Paranın tüm insanlık için eşit değer taşıması ve fiziksel olarak değer ifade etmesi ilahi hikmetin gereği olarak oldukça anlamlıdır.

Dijital paranın dinen hükmü nedir? Kullanılması caiz mi? değil mi? tartışmaları başladı. Bu konuda kafaları karıştıracak bir takım fetvalar verilmiş durumda. Verilen bu fetvaların farklı olmasının bir çok sebepleri olmakla beraber, ön plana çıkan sebepler arasında şunları sayabiliriz; kripto paranın ortaya çıkışı kullanılış biçimi ve birçok farklı dijital paranın varlığından kaynaklanan güvenlik sorunun dahil olduğu pek çok parametre örnek verilebilir.

Dijital paranın caiz olabilmesi ve bir mübadele aracı olarak kullanıla bilmesi için bazı şartların tahakkuk etmesi gerekir.

Para devletçe bastırılan ve ülke içinde mübadele aracı olarak kullanılan, üzerinde rakamsal değeri yazılı, kağıt ya da metal nesnedir. Sanal para ise arkasında herhangi merkezi bir finansal kurum bulunmaksızın kullanıcılar arasında doğrudan ticari alışverişe imkan tanıyan ve her kullanıcı için özel kriptolanmış/şifrelenmiş para birimidir. Bir para biriminin para hükmünde olabilmesi için ya değerini devlet otoritesinden almalı ya da altın gibi zati bir değere sahip olmalıdır. Sanal paralar her ne kadar bazı kesimler tarafından mübadele aracı olarak kullanılmakta ise de devletin sağladığı itibari değere ve güce sahip olmaması, arkasında merkezi bir finansal kurumun bulunmayışı ve devlet teminatı altında olmaması sebebi ile para olarak değerlendirilemez.

Şifrelenmiş kripto paraların şimdilik çok sakıncaları ve riskleri olduğu da ortadadır. Herhangi bir Merkezi finansal desteğin olmaması devlet desteğinin bulunmayışı, ciddi sorunlar oluşturur. Bu risklerden biri bu parayı kullanan şahıs belli bir şifre kullanmaktadır. Bu şifre olmadan kimse bu paraya sahip olamaz. Para sahibi öldüğünde bu para miras olarak paylaşılamamaktadır. Para sahibi şifreyi unuttuğu zaman bu para tamamen kişinin mülkü olmaktan çıkmakta bununla beraber hakkını arayacak, karşısında muhatap kimsenin olmaması da bu paranın kullanımının ne kadar riskli olduğunu ortaya koymaktadır. Bunlara benzer birçok risk taşımaktadır. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı. Bu paraların bugünkü haliyle kullanılması caiz değildir. İleride bu paraların arkasında muhatap alacağımız finansal kurum ve devletler olduğunda bu riskler ortadan kalktığında kullanılmasında herhangi bir sakınca olmayacaktır.

Yaptığımız araştırmalarda şu kanaate vardık bu paraların şimdilik taşıdığı risklerden dolayı kullanılmasının caiz olmadığı, risklerin ortadan kaldırıldığında dijital paranın bir mübadele aracı olarak kullanılmasında bir sakıncanın olmayacağıdır. “Allah en doğrusunu bilir.”

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. M.Nureddin Yekta dedi ki:

    Ellerinize saglik hocam
    selam ve saygilarimla