enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9640
EURO
52,5808
ALTIN
6.782,52
BIST
14.335,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Az Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
21°C
Pazar Açık
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
17°C

Nejdet Demirel

Uzun metrajlı araştırma yazıları kaleme alan Nejdet Demirel, Orta Doğu başta olmak üzere İslam dünyasının içinde bulunmuş olduğu sorunları anlatan pek çok yazısı; farklı gazete, dergi ve dijital platformlarda yayınlanmıştır.

    TEVHİD BİZE NEYİ ANLATIYOR

    24.04.2026 01:48
    A+
    A-

    ONSUZ OLMUYOR

    TEVHİD BİZE NEYİ ANLATIYOR

    Bugün! Allah’ın en çok değer verdiği, bütün peygamberlerin ortak çağrısı, kişinin cenneti ve cehennemini belirleyen, Müslümanlığın şiarı ve olmazsa olmazı bir konuyu anlatmaya çalışacağız.

    BU ANLATACAKLARIMIZ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
    Etrafınıza bir bakın! Müslüman olduğunu iddia eden birçok insan, İslam’ın temel inanç ilkelerine aykırı bir hayat sürmektedir. Bu insanların çoğu farkında olmadan, Allah’a şirk koşarak inancına zarar verip İslam’ın dışına çıkabiliyor. Bu yüzden aşağıda anlatacaklarımız: Hayati derecede önemli ve bir o kadar da elzem bir konudur.

    İslam’a girişin anahtarı olan: Tevhid Akidesini ve onun söze dökülmüş hali “La ilahe illallah Muhammedün Resülullah’ın” ne demek olduğunu ve bu kelimeyi söylerken nasıl bir sorumluluk üstlendiğimiz sorusunu sorarak başlamak istiyorum.

    GERÇEK BİR MÜSLÜMAN OLMAK İÇİN NE YAPMAM GEREKİYOR?

    Hayatımızda öyle bir cümle vardır ki, doğumdan ölüme kadar yaşantımızın her alanında onu görmek mümkün.
    Yeni doğan bir bebeğin kulağına okunan ezanda, kılınan namazlarda, dudaklardan dökülen dualarda, bayramlarda ve cenazelerde bizimle beraberdir. Müslüman, Kafir, hiç fark etmiyor, kısacası yaşamın her safhasında biz onunla olmasak da o, hep bizimle oldu ve olmaya da devam edecek. Kabul ve red etme özgürlüğü kendisine bahşedilen İnsan, bu cümleyi telaffuz ederek yaratıcıyla bir anlaşma yapar. Gelin bu yapılan anlaşmanın ne anlam ifade ettiğini konuşalım.

    O, cümle İslam’ın özü, Müslümanlığın kalbi, varlığımızın anlamı insana değer katan ve onu yüceltip değerli kılan:
    “La ilahe illallah Muhammedün Resülullah’tan” başka ne olabilir ki?

    Gaflete düşmüş birisi için bu kelime basit gibi görünebilir. Aslına bakılırsa bu kelime; insanın yaratılış gayesini özetleyen bir teslimiyet, bir arınma, bir diriliş sözleşmesidir.
    O, sadece bir söz değil; kalbi Allah’a bağlayan, ruhu yücelten hakikatin ta kendisidir.

    O, sadece bir cümle değil, bir varoluş beyanıdır. “La ilahe illallah Muhammedün Resülullah” Müslüman kimliğinin çekirdeği, Allah katında en değerli sözdür. Bir insanı Müslüman kılan, hayatın başlangıcını ve sonunu şereflendiren o, cennetin anahtarıdır.

    Onu, Bu Kadar Değerli Kılan Nedir ?

    Allah cc, kalpte “islam” dışı diğer inançların sökülüp atılmadan kendisine yapılan “imanı” kabul etmediğini ısrarla söylüyor. Tıpkı pürüzlü bir duvara, en güzel şekilde boya yapılabilsin diye, önce zemini temizler sonra zımparalar ve boyayı duvara öyle süreriz. Boyanın temiz ve güzel görünümü, sürülecek zeminin pürüzsüz olduğuna bağlı olduğunu düşünebiliriz.

    İslam’a ilk adım red ile başlar
    (La ilahe) ile tamda bunu yapmış oluruz.
    Bunu biraz açalım:

    Bu kelime; kalpte tasdik dilde telaffuz edilerek Müslüman olmamızın İlk adımını atmış oluruz. Yaratan bizden kendisine iman etmeden önce, kalbimizi tamamen ona has kılmamızı bizden arınma ve bir temizlik yapmamızı istiyor. Allah’ın emir ve yasaklarının üstüne çıkartılan; en çok korkulan, boyun eğilen, sevdiğimiz ve kanun koyucu olarak kabul ettiğimiz ne varsa, hepsini reddetip! Ona yönelerek iman edip gerçek bir Müslüman olduğumuzu tüm dünyaya ilan etmiş oluruz.

    “La ilahe’nin” Ardından ikinci safha olan “İllallah” diyerek devam ederiz..
    Artık kalbimiz, kanun koyucunun sadece Allah cc olduğunu, ibadetin yalnızca O’na yapılacağını, sevginin, korkunun ve ümidin nihai merciinin sadece O, olduğunu haykırır. Çünkü yaratan, rızık veren, yaşatan ve hesap soracak olan da yalnızca O’dur. Allah’ın istemediği tüm inanç ve görüşleri red ederek temizlenen kalbimizi “İllallah” ikrarı ile beraber gül bahçesine çeviririz.

    Peki Ya “Muhammedün Resulullah” Hayatımızın neresinde ve nasıl anlayacağız.

    Bir cihazı en doğru şekilde nasıl kullanılacağını onu üreten fabrika bilir. Doğal olarak kullanım kılavuzu ve üretilen cihazın servis bakımının dahil olduğu birçok bilgiye, üretilen kataloğa bakarak çözmeye çalışırız. Bizi yaratan Allah cc da bizi en iyi tanıyan bilendir. İşte bize, hayatımızın kullanım kılavuzu olarak Kur’anı göndermiş ve bu kılavuzu açıklayıp yaşayarak bizlere öğretecek bir Rehber, bir Elçi seçmiştir. “Muhammedün Resulullah” diyerek, “Allah’ın bizim için seçtiği son Rehber’e inanıyor, O’nu örnek alıyor ve O’nun getirdiği her şeye teslim oluyorum” deriz.

    Şunu iyi anlamak gerekir?
    Muhammed (sav) olmadığı ve onun iyi anlaşılmadığı bir din anlayışı sapkın ve eksik olacaktır. Çünkü Allahı ve onun kutlu mesajı Kur’anı bizlere anlatan tanıtan odur. Muhammed (sav) aracı olmadığı bir din anlayışı yerini; Hristiyanlık, Yahudilik ve diğer sapkın inançlardan farksız olmayan batıl inanışlara bırakacaktır.

    Ölüm döşeğinde son anlarımızı yaşıyor olsak bile, hayatımız boyunca nice hatalar işlesek de, Allah, kendisine ortak koşmak (şirk) dışındaki tüm günahları affedeceğini müjdeliyor. Öylese ne duruyoruz! Kolay olan varken zor olanı niye tercih edelim? Cennet varken niye cehenneme koşar adım gidelim?

    RABBİMİZ ŞÖYLE BUYURUYOR
    “Allah, kendisine şirk koşulmasını kesinlikle bağışlamaz. Bunun dışında ki tüm günahları ise dilediği kimse için affedip bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa, hiç şüphesiz korkunç bir iftirada bulunmuş, pek büyük bir günah işlemiş olur.”
    (Nisa suresi, 48)

    Öyleyse…

    Gerçek bir Müslüman, hakiki bir kul olmak ve ebedi kurtuluşa ermek istiyorsak; bu kutsal cümleyi sadece dudaklarımızla değil, tüm benliğimizle, hayatımızın her alanında yaşamalıyız. Onu anlamalı, onunla amel etmeli ve bu sonsuz hakikati etrafımızdaki herkese ulaştırmak için gayret göstermeliyiz.

    La ilahe illallah Muhammedün Resülullah ;
    İslam’ın özü, müminin kimliği, hayatın ta kendisidir. Cennetin sonsuz nimetleri varken, Dünyanın kısıtlı imkanlarını tercih ederek Allah’a sırt dönmek, onsuz bir hayat yaşamak aklın kabul edeceği bir durum değildir.

    Bugün,
    . Kelimelerle anlatmanın kifayetsiz kaldığı
    . Allah’ın en çok değer verdiği
    . Bütün peygamberlerin ona çağırdığı
    . İslam’ın giriş anahtarı
    . Cennete ulaşmanın Kurtuluş reçetesi
    . Hak ile Batılı ayıran
    . Yaşadığımız Dünyayı bir Cennet bahçesine çeviren
    “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullahın” ne anlam ifade ettiğini anlamaya çalıştık.

    Hülasa!
    Tevhidin özü ve özeti şudur;
    “Yaratıcıyı, Zatında ve Sıfatlarında Birlemektir.”
    Yani!
    Allah’a ait özellikler İnsana verilmeyecek. İnsanlara ait özellikler ise Allah cc ye yakıştırılmayacak.
    Bunu hayatında başarabilene biz Müslüman diyoruz.
    Tevhid akidesi, dediğimiz inanç esasları bu temel üzerine kurulmuştur. Bunun dışında kalan tüm inanç ve görüşler birer çöp ve Allah indinde bir değeri olmadığı gibi kabul da görmeyecektir.

    RABBİMİZ ŞÖYLE BUYURUYOR
    “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, şunu bilsin ki, aradığı din ondan asla kabul edilmeyecektir; o, âhirette de kaybedenlerden olacaktır.”
    (Ali İmran suresi, 85)

    TEVHİD İNANCININ RUHUNA UYGUN BİR DUA İLE YAZIMI BİTİRMEK İSTİYORUM

    “Ey kalpleri çeviren Allah’ım! Kalbimizi dinin üzere sabit kıl..
    Ayaklarımızı sıratı müstakim üzere sabit kıl..
    Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma, katından bize rahmet ihsan et. Şüphesiz sen çok bahşeden, çok ikram edensin.”

    Selam ve dua ile…
    Nejdet Demirel

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.