enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,9331
EURO
18,4099
ALTIN
1.039,38
BIST
2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
28°C
İstanbul
28°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Açık
30°C
Salı Az Bulutlu
30°C
Çarşamba Az Bulutlu
30°C
Perşembe Az Bulutlu
31°C

Mustafa Özcan

Mısır ve Suriye’de Arapça ve İslami eğitim alan Mustafa Özcan, Milli Gazete, Yeni Şafak ve Yeni Asya gazetelerinde dış haberler servislerini yönetti.Yerli ve yabancı onlarca dergi ve gazetede yazı ve makaleleri yayınlanmıştır.

    1440-1441 Farkı

    15.11.2019 00:00
    A+
    A-

    Kültür ve Araştırma Vakfı'nın davetlisi olarak bir grup İslami Dayanışma Cemiyetinin mensubu ile vakfın Fatih-Horhor'daki merkezine gittik. Burada kısa bir tanışma faslından sonra konuşmacı arkadaşlar meramlarını anlattılar. Vakfın kurucularından Şemseddin Özdemir'in konuşması calibi dikkatti. Kendi adıma istifade ettim. İslami gelişme noktasında geçmiş günlerle günümüzü karşılaştırdı. Günümüz lehine umutlarını dile getirdi. Geçmişin zorluklarını anlattı. Geçmişte kemiyet yoksulluğundan ve yoksunluğundan mustarip iken günümüzde ise kemiyet yığılması, şişmesi veya nominalizminden mustarip bulunuyoruz. Kısaca, 'Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı' misali.

    Bu arada 1400 hicri yılı ile içinde bulunduğumuz 1441 yılı arasında 'siyasi çile yıllarını' anlattı ve veciz bir değerlendirmede bulundu. Bence işin püf noktası burada yatıyor. 1400 hicri yılında umutlar Afganistan, Pakistan, İran üçgeninde düğümlenmiş, üçgenine odaklanmıştı. 1400 hicri yılının sloganları da umudun coğrafyasına işaret ediyordu. İran Devriminden etkilenenlerin sloganı şöyle idi: İran, Pakistan sıra sende Müslüman! İran'ı es geçenlerin sloganı ise şöyle idi: Pakistan, Afganistan sıra sende Müslüman! Zamanla bu modeller pörsüdü. Zülfikar Ali Butto'yu devirerek Pakistan'da iktidara gelen Ziya ul Hak 1988 yılında şüpheli bir uçak kazasıyla birlikte dünyasını değiştirdi ve aramızdan ayrıldı. Oldukça cana yakın ve sevecen bir liderdi. Afganistan ise 40 yıldır debeleniyor ve düştüğü vartadan çıkamıyor. Afganistan modeli Suriye üzerinden Türkiye'ye komşu oldu.

    İran modeli de soldu ve Muhammere Kanalının yayınladığı bir video İran'ın içine düştüğü çıkmazı iyi özetliyor. Videoda deniliyor ki: Şah döneminde havza ve camilerin dışında mollalar için sarık takmak yasaktı. Şah'ın polisleri sürekli molla ve sarıklı avında idi. Mollalar polis avından kaçarak halkın sinesine sığınırlardı. Humeyni rejimi gölgesinde şimdi ise halktan kaçan mollalar polisin sinesine sığınıyorlar! Mollalar sadece İran'da değil Lübnan ile Irak'ta da toplumsal tabanlarını kaybetmiş bulunuyorlar. Mollalar 40 yılda eriyip, sıfırı tükettiler. Halkın içine çıkamaz hala geldiler. Devran yine geriye sardı.

    Buna mukabil 1441 yılında Türkiye'nin yıldızı parlıyor. Şemseddin Özdemir Bey sadece bu yıl değil 15 yıldır Türkiye'nin yıldızının parladığını ifade etti. Kısaca 1400 hicri yılında yani 40 yıl önce model olanlar bu vasıflarını Türkiye lehine kaybetmiş veya terk etmişlerdir.

    Kısaca eski modeller revnak ve parlaklıklarını kaybettiler. Şimdi tek başına Türkiye'nin yıldızı parlıyor. Tarihin bu sürecinde Türkiye yüzünü Batı'dan Doğu'ya döndü. İslam dünyası da kitleler olarak yüzünü Türkiye'ye döndü.

    Günün birinde İslam dünyası Türkiye'ye Türkiye'de İslam dünyasına yeniden geri dönüş yapacak, kavuşacak ve aradaki engeller kalkacak. Bunun irhasatları veya öncülleri yaşanıyor. Bu nedenle de Batı ile birlikte yeni yıldızı kıskanan eski modeller de bu büyük buluşmanın önüne engeller dikmeye, çıkarmaya çalışıyor. Barış Pınarı hareketi de bu küresel kalleşliği bütün çıplaklığıyla göz önüne sermiştir. 2019 yılı Arap dünyasında yeni bir halk hareketinin fitilini ateşlemiştir. Hala Latin Amerika baharı parlamaya devam ediyor. 1968 gençlik hareketinden sonra ilk kez dünya genç yaşlı demeden kitlelerin kaynamasına eşlik ediyor. Bu küresel çapta bir doğum sancısıdır. Adalet arayışındaki yeryüzü yeni bir trend yakaladı. Bu küresel bir miladın doğum sancısıdır. Küresel baharın doğum sancısı yaşanıyor. Bu zuhuratın küresel üssü Türkiye, halkaları ise bütün dünyadır.

    Mevlit kandili böyle bir devinime ve harekete denk geldi.

    Kırk yıl önce, kırk yıl sonra dünyanın manzarası bu.

    Not: Okurların ve herkesin kandilini tebrik eder ve hayırlara vesile olmasını niyaz ederim.

    Fikriyat Dergisi 

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.