enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
9,2620
EURO
10,7921
ALTIN
526,44
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sağanak Yağışlı
19°C
İstanbul
19°C
Sağanak Yağışlı
Pazar Sağanak Yağışlı
17°C
Pazartesi Sağanak Yağışlı
17°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C

Nejdet Demirel

Uzun metrajlı araştırma yazıları kaleme alan Nejdet Demirel, Orta Doğu başta olmak üzere İslam dünyasının içinde bulunmuş olduğu sorunları anlatan pek çok yazısı; farklı gazete, dergi ve dijital platformlarda yayınlanmıştır.

    EVLİ ÇİFTLER NEDEN BOŞANIYOR

    22.11.2020 00:00
    A+
    A-

    YAZININ SESLİ ANLATIMI 

    Toplumların varoluş sebepleri arasında gösterilen aile kavramı genel anlamda dünyada büyük bir erazyona uğramıştır. Kadınların maruz kaldığı şiddet olayları, onları korumak adına dünyanın pek çok ülkesinde farklı yasaların çıkmasına olanak sağlamıştır. Kadınlar lehine çıkartılan yasa ve düzenlemeler, şiddeti önlemek bir yana dursun kadına şiddet, cinsel taciz ve ölümler katlanarak artmıştır. 

    Yapılan istatistikler batılı ülkelerin çoğunda, evlilik dışı birlikteliğin evli çiftlerin sayısını geçmiş olduğunu görmekteyiz. Bunun en temel sebepleri arasında, İslam’dan uzak yaşam tercihleri ve kadınları korumak adına çıkartılan özensiz yasa ve düzenlemeler gelmektedir.
    “Başta İskandinav ülkeleri olmak üzere batılı devletlerin kadınlara yönelik işlenen; suçlarda yaşanan çelişkili durumu görmemiz açısından aşağıdaki link aydınlatıcı olacaktır.
    http://gozcuhaber.com/makale-kadin-erkek-esitligi-ve-batinin-iki-yuzlulugu.html

    Asıl korkunç olan bu anormal durumun müslüman toplumlarıda ciddi manada tehtid eder bir duruma gelmiş olmasıdır.
    Çok büyük hayallerle hayatlarını birleştiren bir çift neden çok zor olan boşanma yolunu seçer :
    (a) Ekonomik sebepler
    (b) Aile baskısı
    (c) Örf-adet
    (d) Karşılıklı sevginin bitmesi
    diye özetlenebilecek boşanma nedenleri için gösterilen bu sebeplere, ülkemizde kadınların, özgürlük alanlarını iyileştirmek adına, Akparti hükümeti tarafından çıkarılan yasa ve düzenlemeleri de ekleyebiliriz. Her ne kadar kadınların maslahatı düşünülerek çıkartılan bu düzenlemelerin asıl amacı aile kurumuna zarar vermek olmasada, günün sonunda boşanmalar artmış ve kadın ölümlerinde ise kayda değer bir artış gözlenmiştir.

    Erkek egemen olan bir toplumda, çıkarılan düzenlemeler erkeği bir nevi kadınlara karşı adalet önünde korumasız hale getirmiştir.
    Yasanın kendisine sağladığı pozitif ayrımcılık, bir çok kadın tarafından suistimal edildiği farklı saha çalışmalarıyla ortaya konmuştur. Ayrılan çiftler ile yapılan bazı anket sonuçları, özellikle boşanmaların kadınlar tarafından daha çok tercih edildiğini göstermektedir. Bu durumun ortaya çıkmasında kadınların maruz kaldığı şiddetin yanında, kanunların kadınlar lehine sağladığı avantajlı durumuda gösterebiliriz.

    Çünkü TBMM’de aile ile alakalı çıkarılan bazı yasalar bir nevi boşanmaları teşvik edip artırıyor. İşte o artışları tetikleyen bazı dinamikler şöyle :
    . Boşanmak isteyen çiftleri barıştırıp tekrar biraraya getirmek girişimi suç sayılabiliyor.
    . Erkeğe karşı kadının beyanı esas kabul ediliyor. Anlıyacağınız erkeğin geleceği bir bayanın ağzından çıkacak bir söze bağlı.
    . Bir bayan kocası için eve yaklaştırmama kararı aldırtabiliyor.
    . Basit gerekçelerlede olsa polisten koruma istenebiliyor.
    .Evli kalınan süreye bakılmaksızın tazminat ve ömür boyu nafaka talep edilebiliyor.
    . Çocukların velayetinin alınıp kocaya karşı bunu koz olarak kullanılması ise işin cabası.
    Ayrıca davaya bakan hakim kadın ise, erkeğin mağduriyeti katlanarak artıyor. Eşiyle boşanma sürecine giren bir erkek, aileden miras kalan evinden dahi kovulmasına ne demeli. Erkek, buda yetmezmiş gibi 1 gün evli kalsa bile, ömür boyu nafaka ödemek zorunda bırakılıyor. “İşin tuhaf tarafı ise şu :
    Bir çok dindar geçinen bayan bu durumdan gayet memnun; üstüne üstlük aile anlayışına zarar veren batıdan devşirme bu kanunlar kadın hakları adı altında şiddetle savunuluyor.” Kimse şunu sorgulamıyor ? Bize kadın hakları adı altında dayatmalarda bulunan batılı ülkeler, bu kanunları pratikte uyguladıkları halde neden aile yapıları yok olmanın eşiğine gelmiştir? Veya şöyle soralım? Kadına şiddet, tecavüz, dayak ve cinayetler özgürlüğün beşiyi sayılan bu ülkelerde niçin tavan yapmıştır.?

    Evliliklerin kısa ömürlü olması çıkarılan kanunların yanında sosyal sebeplerin varlığıda inkar edilemez bir gerçektir.
    Kısa bazı örnekler vermek istiyorum:
    . İslam’dan uzak yetişme tarzı,
    . Rol model yanlış kişilerin seçilmesi,
    . Rahat ve bedel ödemeden yetişme tarzı,
    .Teknolojik cihazların onlara sunduğu sanal dünya,
    . Aile büyükleriyle aynı ortamın çok az paylaşılır olması,
    . Birde buna maruz kalınan zihin işgali eklenince, ortaya tahammülü olmayan, yaptığı işlerin sonucunu düşünemeyen sorumsuz bir gençlik karşımıza
    çıkmaktadır.

    Boşanmak meşru bir mazeret olmadığı müddetçe baş vurulacak en son yöntem olması gerekir, Çünkü her bir boşanma sosyal faciaya, neden olmakta, bulunduğu toplumu zehirleyip, ailenin çözülmesine, ayrışmasına, sebep olmaktadır. Ülke ekonomisine verilen zararlar, Adli kurumların aşırı boşanmalar yüzünden iş göremez hale gelmesi gibi konular ise ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

    Evli çiftlerin boşanmalarının önüne geçmek için atılacak adımlarda, devleti yönetenlere büyük iş düşmektedir. Kanun ve düzenlemeler yapılırken toplumun inanç, örf-adet, gibi temel dinamikler göz önünde bulundurulmalıdır. Aile ile ilgili belirlenecek yol haritası, sivil toplum örgütleri, cemaat, vakıf, gibi oluşumların görüş ve önerisine baş vurularak çıkartılacak kanunların boşanmaları büyük ölçüde azaltacağı bilinmesi gerekir. Aksi taktirde boşanmaya giden süreç katlanarak devam edecektir. Batılı ülkelerde yok olmaya yüz tutmuş aile kavramı bizede sireyet edecektir. Kör topal hale dönmüş aile yapımız hiç zaman kaybetmeden atılacak programlı adımlarla bu olumsuz tablo tersine çevrilebilir.

    Yukarıda anlattıklarımızdan sakın ola şu anlaşılmasın. Kadına şiddet olmuyor mu? Bir çok kadın erkekler tarafından öldürüldüğü yalan mı? Hayır bunların hepsi bir gerçek. Bizim ortaya koyduğumuz özetle şu : Aileyi korumak için erkek ve kadının hukuku ayrım yapılmadan yasalar çıkartılarak korunmalıdır. Bir cinse karşı pozitif ayrımcılık yapılmasının yanlış olduğunu söylüyoruz. Dolayısıyla bu durum çok önemsediğimiz aile yapısını temelden sarsıp öfke patlamasına neden olmasının önüne geçelim diyoruz. Kadınlara karşı işlenen cinayetlerin cezası ise mutlaka idam olmalıdır.

    Selam ve Duayla

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.