Son Dakika Yeni
  • 20:21 Alman gazetesi FETÖ için uyardı Almanya'nın saygın gazetelerinden Süddeutsche Zeitung'ta yer alan haberde, ülkede kök salmaya başlayan ve tehlikeli hale gelen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "karanlık yapısı" ile ilgili uyarıda bulunuldu. Alman avukat Christian Rumpf, FETÖ'nün İlluminati tarikatından daha tehlikeli olduğunu söyledi....
  • 16:50 Türkiye'nin savaş gücü Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİLGEM Projesinin 5'inci gemisi olan İstanbul (F-515) Fırkateyni'nin Denize İniş Töreni'nde konuştu. Erdoğan, "Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke içinde yer alıyoruz." dedi....
  • 21:44 Nükleer anlaşmaya varıldı BM, Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması'nın (TPNW) yürürlüğe girdiğini duyurdu. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın brifinginde, nükleer silahları yasaklayan ilk uluslararası antlaşmanın bugün itibarıyla yürürlüğe girdiğini söyledi. Nükleer silah sahibi ABD, Rusya, Birleşik Krallık, Çin, Fransa, Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore ve İsrail ise anlaşmayı imzalamadı....
  • 14:43 Müslüman olmama tepkiler Salim Öztoksoy, Ben 37 yaşımda Müslüman oldum. O yaşıma kadar üç ayrı dilde yüzlerce kitap okumuş olmama rağmen bir kere olsun Kur'an'ı okumayı akıl edememiştim. Ve Rabbim bana İslam karşıtı kitap okurken iman etmemi nasip etti. Ayette yazdığı gibi, "...kimseyi hor görmeyin belki Allah onlara hidayet nasip eder de onlar sizden daha iyi Müslümanlar olurlar... Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi belki biz onlardan daha azgın olurduk."...
  • 02:54 Mekanın cennet olsun Yavuz Bahadıroğlu mahlasıyla bilinen tarihçi ve yazar Niyazi Birinci vefat etti....
  • 18:28 9 milyon insan pandemi nedeniyle borçlandı İngiltere'de yaklaşık 9 milyon kişi, Kovid-19 salgınının ekonomik etkileri nedeniyle borçlanmak zorunda kaldı. Konuyu değerlendiren ONS Analisti Vassilev, ülkede hane halkları arasındaki gelir farkının büyümeye devam ettiğini belirtti....
  • 18:14 Pakistan, BM'den yardım istedi Pakistan, 2019’dan beri Hindistan’da tutuklu bulunan ve sağlık problemleriyle mücadele veren Cammu Keşmir Kurtuluş Cephesi lideri Yasin Malik’in serbest bırakılması için Antonio Guterres’in girişimlerde bulunması talebinde bulundu....
  • 12:54 Bolivya'dan İsrail'e tepki Bolivya Devlet Başkan Yardımcısı David Choquehuanca, yayımladığı Filistin'e destek mesajında, "Siyonist rejimin sivillere, kadınlara ve çocuklara karşı işlediği suçlar unutulmamalı, aksine emsal teşkil edecek şekilde yargılanmalıdır." dedi....

SÜREYYA YILDIZINDAN DÜŞÜP PARÇALANMA PAHASINADA OLSA, İSLAM TOPLUMUNUN BİRLEŞMESİNİ İSTERİM

SÜREYYA YILDIZINDAN DÜŞÜP PARÇALANMA PAHASINADA OLSA, İSLAM TOPLUMUNUN BİRLEŞMESİNİ İSTERİM
Mustafa Güven

Tefrika: çok tehlikeli ve  sinsi bir hastalıktır. Bir toplumun arasına girdiğinde o toplumun güçlü olan maddi ve manevi dinamiklerini zayıflatır, iç ve dış düşmanlarına karşı onları zayıf bir hedef haline getirir, özne durumunda iken nesne durumuna düşürür.

Müslümanların muarızlarına karşı mağlup duruma düşmesine sebebiyet veren önemli nedenlerden birisi'de "TEFRİKA"dır. 

Sözlükte: "ayırma, ayırt etme, parçalama; dağılma, parçalanmışlık" anlamlarındaki
tefrika, terim olarak belirli bir dini, fikri veya siyasi birliğe sahip insan topluluklarının bölünüp parçalanmasını, fırkalara ayrılmasını ifade eder.(TDV İslâm Ansiklopedisi)

Tefrika: çok tehlikeli ve  sinsi bir hastalıktır. Bir toplumun arasına girdiğinde o toplumun güçlü olan maddi ve manevi dinamiklerini zayıflatır, iç ve dış düşmanlarına karşı onları zayıf bir hedef haline getirir, özne durumunda iken nesne durumuna düşürür.

Müslümanların arasında tefrikanın ortaya çıkmasına sebebiyet veren hususların en başında; cahillik, kıskançlık, bencillik, adaletsizlik, merhametsizlik ve kör taassup gelmektedir. 

İslamın müslümanlardan en fazla uzak durulmasını ve sakınılmasını istediği hususların başında; tefrika ve tefrikaya götüren her türlü yol, söz ve davranış gelmektedir.

Rabbimiz Allah (cc):
"Hep birlikte Allah’ın ipine sarılın parçalanmayın..." (Al-i İmran/103) 
"Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra bölünen ihtilafa düşen kimseler gibi olmayın. Onlara büyük bir azap vardır." buyurmaktadır. (Al-i İmran/105)

Efendimiz (s.a.v) de:
"Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer." buyurmaktadır. (Müslim)

Yeryüzüne Tevhid'i, İslam toplumunun arasına ise Vahdet'i ikame etmek ve bunun devamlılığını sürdürmek her Müslümanın gücü nisbetince yapması farzı ayin olan Allâh'ın bir emiri olduğuna göre, tevhid için olmazsa olmaz şart Şirk'ten uzak durmak ise, Vahdet içinde olmazsa olmaz şart, tefrikadan ve ona götürecek yollardan uzak durmaktır.

Nedeni ne olursa olsun, müslümanların vahdetini, birlik ve beraberliğini bozan, onları parçalayıp düşmanlarına yem yapan, mağlup duruma düşüren hertürlü söz ve davranış yanlıştır!.

Söylediğimiz sözler, yaptığımız işler kimlerin işine yarıyor, müslümanların mı yoksa şeytan ve onun dostlarının mı? Bunların cevabını bulmamız ve üzerinde düşünmemiz gereken mühim sorular olmalı değilmi? 

Peygamberler dışında hatasız ve günahsız kul varmıdır'ki bizler hatasız, günahsız, arkadaşlar, müslümanlar arıyoruz. Örnek nesil Sahabe'i kiram bile her konuda birbirleri gibi düşünmüyorlardı.

Bizim dışımızda olan; cemaat, dernek, vakıf, cami cemaati ve diğer müslümanları bir takım bize göre yanlış fikir ve görüşlerinden sebeb, horlamamız, dışlamamız aslında onları, hepimizin can düşmanı olan şeytan ve onun dostlarının safına itmemiz anlamına gelmezmi? 
Bu ise, kendi kalemize gol atmamız demektir. Bu durumda kim kazanmış oluyor?

İlahi imtihan gereği sınanacağımıza göre,  günahsız, hatasız bir insan düşünülebilir mi?  Böyle bir beklenti içinde olmak, imtihanın ruhuna aykırı, islamın ve müslümanların aleyhine, düşmanlarının ise lehine olacak büyük bir gaflet olmazmı?

Bize düşen cürmümüzün ve cirmimizin bilincinde olarak kendi dışımızdaki müslümanları hatalarıyla kabul etmeyi başarabilmektir! İşte bizler tam manasıyla bunu başarabildiğimiz vakit, vahdet için yol açılmış demektir!.

Böyle olunca müslümanların aralarında Allahın izniyle ortaya çıkacak sevgi ve muhabbet üzerinden mevcut hata ve yanlışlarımızı karşılıklı olarak çok daha rahat bir şekilde düzeltebilir, ortak paydalar etrafında sürekliliği olan güçlü buluşma ve birliktelikler kurabiliriz!.

Unutmamamız gereken diğer konulardan biriside, iyilik ve kötülük namına yapıp ettiklerimizin mutlaka bir gün Ahirette bir karşılığının ve hesabının olmasıdır.

Yazıma İmam Zeyd (rah) şu tarihi sözüyle son vermek istiyorum: "Süreyya yıldızından düşüp parçalanmam pahasına da olsa İslam toplumunun birleşmesini isterim. (Muhammed Ebu Zehra, el Vahdetul islamiye,Beyrut)

Selam ve dua ile...

Yorumlar