enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,2281
EURO
17,6213
ALTIN
977,02
BIST
2.377,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Perşembe Açık
30°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Az Bulutlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
25°C

İsmail Yaşa

Suudi Arabistan İslam Üniversitesi mezunu olan İsmail Yaşa, Diriliş Postasında köşe yazarlığı yapmaktadır. Katar El Arab gazetesi, Arabi 21 sitesi ve Ahbaru sitelerinde Arapça makaleleri yayınlanmaktadır.

    BAE-İsrail Anlaşmasıyla Dökülenler

    25.08.2020 00:00
    A+
    A-

    Körfez ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İsrail’le yaptığı ilişkileri normalleştirme anlaşmasının yankıları sürüyor.

    Anlaşmaya sert bir şekilde tepki verenlerin ve BAE’nin adımını coşkuyla karşılayanların yanında henüz hiçbir açıklama yapmayan ve herhangi bir şey olmamış gibi üç maymunları oynayanlar da var.

    Kimin ne dediği veya demediği Arap sokağında dikkatle takip ediliyor.

    Dahlan haricindeki Filistinlilerin ve Filistin davasını destekleyen herkesin “ihanet” olarak nitelediği anlaşma hakkında tepkisi merak edilenlerin başında Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said geliyor.

    Kays Said cumhurbaşkanı seçilmeden yaptığı bir konuşmada İsrail’le ilişkileri normalleştirme hakkında şu cümleleri sarf etmişti.

    “Biz, Filistin halkını göçe zorlayan ve Arap topraklarını gasp eden Siyonist işgal rejimiyle savaş halindeyiz. Siyonist işgal rejimiyle ilişkileri normalleştirmek vatana ihanettir. Düşmanla işbirliği yapan haindir ve yargılanması gerekir. Hainler bugün yargılanmazlarsa bile yarın onları halk hesaba çekecek.”

    Normalde bunları söyleyen kişiden anlaşmaya oldukça sert bir şekilde tepki göstermesi beklenir.

    Fakat Kays Said’den henüz herhangi bir açıklama gelmiş değil.

    Tunus Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin başarılarından ve Erdoğan’ın popülaritesinden rahatsızlık duyan Arap-İslam sentezcilerinin büyük umutlar bağladığı bir isimdi.

    Fransa’yı ziyareti sırasında yaptığı açıklamalar ve ayak oyunlarıyla parlamentoyu devre dışı bırakma çabalarıyla o umutları hayal kırıklığına dönüştüren Kays Said, BAE-İsrail normalleşmesi karşısında adeta dilini yutarak iyice gözden düştü.

    Yandaşlarının ileri sürdüğü “Cumhurbaşkanı tepki gösterirse BAE’de çalışan Tunuslular sınır dışı edilebilir” türünden bahaneler pek inandırıcı gelmiyor.

    Anlaşmaya tepki göstermesi beklenenlerden biri de el-Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib.

    Ahmed et-Tayyib’in sessiz kalmasının bir sebebi Mısır cuntasının anlaşmayı memnuniyetle karşılaması ise diğer sebebi de BAE yönetimiyle arasındaki sıcak ilişkiler.

    Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco, Şubat 2019’da Abu Dhabi’yi ziyareti sırasında Muhammed bin Zayed’in projelerinde önemli bir figür olarak rol üstlenen el-Ezher Şeyh’iyle görüşmüş ve iki dini lider “İnsanların Kardeşliği Belgesi”ne birlikte imza atmışlardı.

    Dolayısıyla Ahmed et-Tayyib’in BAE’li dostlarını gücendirecek bir açıklama yapması zor.

    Anlaşmayla dökülenler arasında Moritanyalı Abdullah bin Beyye ve Ürdünlü Vesim Yusuf gibi BAE’nin bir süredir Arap Baharı’na ve İslami hareketlere karşı kullandığı isimler de var.

    Birincisi, İsrail’le normalleşme anlaşması yapıp yapmama kararının “ulu’l-emr”in yetkisinde olduğunu söylerken ikincisi daha da ileri giderek bugüne kadar İsrail ve Yahudiler aleyhinde yaptığı açıklamalar dolayısıyla özür diledi.

    BAE ve İsrail arasındaki normalleşme anlaşmasını onaylayan veya sessiz kalanlar gibi anlaşmaya karşı çıkarak onurlu bir tavır sergileyenler de yok değil.

    BAE vatandaşı bir grup aktivist tarafından yayınlanan ve Abu Dhabi’nin ihanetini kınayan bildiri bunun en güzel örneği.

    Söz konusu aktivistlerin BAE dışında yaşadıklarını söylemeye gerek yok.

    Çünkü BAE’de İsrail’i eleştirmek yasak ve anlaşma aleyhinde konuşmak büyük suç.

    Diriliş Postası 

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.