enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
9,2620
EURO
10,7921
ALTIN
526,44
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sağanak Yağışlı
19°C
İstanbul
19°C
Sağanak Yağışlı
Pazar Sağanak Yağışlı
17°C
Pazartesi Sağanak Yağışlı
17°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C

Nejdet Demirel

Uzun metrajlı araştırma yazıları kaleme alan Nejdet Demirel, Orta Doğu başta olmak üzere İslam dünyasının içinde bulunmuş olduğu sorunları anlatan pek çok yazısı; farklı gazete, dergi ve dijital platformlarda yayınlanmıştır.

    ŞEHİR HASTAHANELERİNİ NE KADAR TANIYORUZ?

    17.10.2020 00:00
    A+
    A-
    YAZININ SESLİ ANLATIMI 

    Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastahanesinde, Pankreas iltihaplanmasına bağlı olarak 16 gün tedavi gördüm. Tedavim sırasında şehir hastahanesinde gördüklerim ve şahit olduklarım beni hayrete düşürdü.

    Birçok gelişmiş ülkede, bu kapasitede, bu büyüklükte tüm teknolojik imkanların bir arada sunulduğu bir hastahane görmek gerçekten çok zor. Halkımızın Şehir Hastahaneleri hakkında yeterince bilgiye sahip olmaması bu yazıyı yazmaya beni teşvik etti. Dolayısıyla bu kadar önemli bir hizmetin azda olsa topluma tanıtılmasının yerinde bir karar olacağını düşünüyorum. Şehir Hastahanelerini diğer sağlık kuruluşlarından farklı kılan nedir? kısaca anlatmaya çalışacağım: Kullanılan son teknolojik cihazlar, güvenlik ve hijyenin en üst seviyede tutulması, her katın ayrı doktoru, her hastaya özel hemşirenin tahsis edilmesi, hasta için yapılacak tetkikler için bir hemşire birde sizi taşıyacak görevli birinin hizmet etmesi, her katta mescit ve dinlenme odalarının bulunması, hasta ve refakatçısı için günde 3 öğün çıkan yemeklerin kalitesi, her hasta için çıkan yemek menüsünün birbirinden farklı olması ve gelen yemekler barkod okutma sistemiyle hastaya teslim edilmesi, sizinle özel hastahanelerde dahi göremiyeceğiniz ilgi, alaka ve sıcak bir karşılamanın olması. Şahit olupta gururla yazacağım o kadar güzel şeyler varki, yazı uzamasın diye bu kadarıyla yetiniyorum. 

    Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastahanesi üzerinden, şehir hastahaneleri ile ilgili bazı teknik detaylar paylaşmak istiyorum :

    . Deprem ve afet gibi durumlarda hastahane dışarıdan yardım almadan faaliyetlerine devam edebilecek bir teknolojik alt yapıya sahip. Trijenerasyon sistemi kullanılarak yüzde 50 enerji ihtiyacının karşılandığını ve yağmur sularının depolanarak tekrar kullanılmasına olanak sağlayan sistemin olması. 

    . Avrupa’nın tek kampüste en fazla yoğun bakım kapasitesine sahip ve her blokta 3 yönlü 2 bin 68 deprem izolatörlerin kullanılmış olması. Hastanenin en önemli özellikleri arasında ise, deprem riski altında bulunan İstanbul’un ihtiyaçlarına göre inşa edilmiş olması. Yapıların deprem yüklerini aktarmada en etkili teknoloji kabul edilen sismik izolatör teknolojisi ile donatılan hastanede, en şiddetli depremler sırasında ve sonrasında dahi tüm operasyonel faaliyetler aksama olmadan yapılacak şekilde tasarlandı. Depreme karşı 2 bin 40 sismik izolatör kullanıldı. Hastane, dünyanın en büyük sismik izolatörüne sahip.

    . 3 bin 466 kamera ile güvenlik kontrolü yapabilecek alt yapıya sahip. Hastahane, kampüs içi bisiklet yolları, park alanlarıyla, hibrit araç şarj üniteleri içeren, yeşil bina sertifikası enerji ve çevre dostu tasarımlarla inşa edilmiştir.

    . 1 milyon metrekarenin üzerinde alana kurulan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastahanesi, 2 bin 682 yatak kapasitesiyle Günde 500 özellikli ameliyat yapılabilecek. Günlük asgari 7 bin hastaya hizmet verecek düzeyde tanı ve tedavi üniteleri olan acil servislerde, negatif basınçlı odaları bulunan hastane, gerektiğinde acil yoğun bakım şartlarının sağlanabileceği 226 gözlem alanı, 725 poliklinik odası, 3’ü hibrit toplam 90 ameliyathanesi ile günlük 35 bin ayaktan hasta alabilecek ve ayrıca burada 500 özellikli ameliyat da yapılabilecek. Çocuk ve erişkinler için 107 branşta hizmet verecek hastanede en gelişmiş tıbbi cihazlar ve donanımla ileri düzeyde tanı ve tedavi imkanı sunulacak. “Ameliyat sırasında hastaya anestezi halindeyken ışın tedavisi uygulanabilen Xoft İntraoperatif Radyoterapi (IORT) sistemi de ilk kez burada kullanılacak.” 

    Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidara ilk geldiği günden beri, şehir hastahaneleri ile ilgili hayalini düşüncesini kamoyu ile zaman zaman paylaşmıştı. Üzülerek söylemem gerekecek ki, şehir hastahanelerine gerek varmı? şimdi zamanımıydı gibi tartışma ve itirazlara, Erdoğanı seven belli bir kitle de dahil olmuştu. Taakii dünyada baş gösteren Kovid-19 salgını kapımızı çalana kadar bu tartışma ve itirazlar devam edip gitti. Salgının korkutucu yüzü devletlerin sağlık yapılanması izledikleri sağlık politikası gibi konular tartışılmaya başlandı. Kovid-19 salgını karşısında devasal finans bütçe ve kaynağa sahip ülkeler bir bir dökülmeye başladı. ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya, İtalya ve burda ismini sayamayacağımız yüzlerce ülke aciz kaldı. “Erdoğan önderliğinde Türkiye Cumhuriyetinin sağlıkta attığı dev adımlar sonucu koronavirüsü  en az hasarla atlatan 3 ülkeden biri olmayı başardı.” Türkiye’den 135 ülke yardım talebinde bulundu. Türkiye Cumhuriyeti 93 ülkeye Kovid-19 ile mücadelede kullanmak üzere ilaç ve ekipman yardımı yaptı. Yardım yapılan ülkeler arasında Avrupa ülkeleri yanında Amerika Birleşik Devletleri de vardı. Gerçekten gurur verici bir tabloydu, Avrupa ülkeleri birbirine sırtını dönmüş bir ülke diğer ülkenin sağlık ekipmanlarına el koyup çalarken, Türkiye bu ülkelere karşılıksız yardım yapıyordu. 

    İstisnasız tüm devletler Kovid-19 salgını karşısında aciz kalmaları, insan sağlığı için yapılan yatırımların önemi bir daha görülmüş oldu. Salgın karşısında dünyanın yaşamış olduğu panik, Erdoğan’ın Şehir Hastahaneleri konusunda ısrarcı olmasında ne kadar haklı olduğunu ortaya koydu. Erdoğan’ın düşmanları dahi bu gerçeği cılız bir seslede olsa itiraf etmek zorunda kaldılar. Akparti hükümeti sağlık konusunda başarısını Şehir Hastahaneleri ile taçlandırmış ve sağlıkta tüm dünyaya yeni bir konsept sunmuştu. 

    Teknik detaylarla sizleri boğmak istemiyorum. Özellikle sağlık alanında Türkiye’nin gelmiş olduğu seviyeyi görmenizi istedim. Bu hizmeti sunan Erdoğan ve ekibine teşekkürlerimi sunuyorum ve diyorum ki, 
    “iyiki varsınız” 

    Selam ve Duayla 

    NOT : Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastahanesi, Japonlar ile ortak bir konsorsiyum ile yapıldığından isminde geçen “ÇAM” Türkiye’yi, Japonca kiraz çiçeği anlamına gelen “SAKURA” ise Japonları temsilen verilmiş bir isimdir. 

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar